Ana Sayfaya DönEkonomi Haberleri
İzmir Haber Merkezi Özel Haber

Hayat pahalılığı nedeniyle veresiye defterine rağbet arttı

Hayat pahalılığı nedeniyle veresiye defterine rağbet arttı
İzmir Haber Merkezi Özel Haber kaynağından derlenmiştir

Takip Et: Paylaş: Hayat pahalılığı nedeniyle veresiye defterine rağbet arttı Yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle alım gücü her geçen gün düşerken, vatandaşlar temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için yeniden veresiye defterlerine yöneldi. İzmir'in Gültepe Mahallesi'nde bakkaldan eczaneye, çay ocağından kasaba kadar birçok esnaf, artan veresiye taleplerinin ekonomik sıkıntının en somut göstergesi olduğunu belirtti. 3.07.2026 14:26:00 Güncellenme: 3.07.2026 14:26:00 ANKA Takip Et: Yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle alım gücü her geçen gün düşerken, vatandaşlar temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için yeniden veresiye defterlerine yöneldi. İzmir'in Gültepe Mahallesi'nde bakkaldan eczaneye, çay ocağından kasaba kadar birçok esnaf, artan veresiye taleplerinin ekonomik sıkıntının en somut göstergesi olduğunu belirtti. 102 yıllık tarihiyle Türkiye’nin en güvenilir gazetesi. Tıkla ve favori kaynaklarına ekle Yükselen enflasyon ve hayat pahalılığı, mahalle esnafının veresiye uygulamasını yeniden gündeme taşıdı. Bir dönem unutulmaya yüz tutan veresiye defterleri, ekonomik koşulların ağırlaşmasıyla birlikte yeniden mahalle esnafının en çok kullandığı uygulamalardan biri haline geldi. İzmir'in Gültepe Mahallesi'nde faaliyet gösteren farklı sektörlerden esnaf, vatandaşların yalnızca gıda ürünlerinde değil ilaç, içecek ve çocuklara yönelik temel ihtiyaçlarda da veresiye talep ettiğini dile getirdi. ANKA Haber Ajansı’ndan Berfin Baysan ve Özgür Şengül’e konuşan esnaf, bu uygulamanın müşterilere destek sağlarken kendi işletmeleri açısından da önemli mali yük oluşturduğunu vurguladı. Mahalle bakkalından eczaneye, çay ocağından kasaba kadar birçok işletme, vatandaşların gelirlerinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığını ve bu nedenle alışverişlerini borçlandırarak yapmak zorunda kaldığını ifade etti. VERESİYE DEFTERİ 150 BİN LİRA OLDU Mahalle bakkalı işleten İbrahim Yılmaz, “Şu an geçmişten geldiği gibi, bu enflasyonla beraber halk daha da zorda. Bizden yardım talebinde bulunuyorlar. Otomatikman biz de ister istemez devamlı müşterilerimize veresiye olanağı sağlıyoruz. Şu an hatta geçen yıllara oranla çift defterimiz var. Tek defterimiz değil. Müşteri sayımız veresiyede de daha yüksek. Ortalama ne kadar söyleyebilirim? Totalde her ay dönen rakam 150 bin lira civarı bir veresiye dönüyor. Yani bunu da halka bankalar gibi değil de faizsiz bir kredi gibi düşünebilirsiniz. Bu işte şöyle söyleyeyim, kârlılık var mı? Hayır. Bunu aslında biz şöyle de düşünüyoruz. Yaptığımızı bir hayır gibi düşünüyoruz. Çünkü her aldığımız, malı sattığımızda tedarik anlamında büyük sıkıntı yaşıyoruz. Ben müşteriye bunu teslim ediyorum. Müşteri bana bir ay sonra parayı getiriyor. E, bir ay sonra getirdiğinde de otomatik olarak ben aldığım fiyata malı alamıyorum. Ha, bunu da müşteriye yansıtıyor muyuz? Hayır, yansıtmıyoruz. Yapabilecek de bir şey yok. Şu dönemi böyle geçiriyoruz. Yani geçmişten gelen geleneği kaldıramayız. Mesela geçen ramazan, ondan önceki ramazanlarda ve koronadan bu yana 5-6 senedir de zimem defteri kapatma geleneğimiz var. Sağ olsun hayırsever iş adamları, hayırsever insanlar geliyorlar. ‘Abi, hiç durumu yerinde olmayan insanlar var mı?’ deyip bayağı 3-5 senedir de rakamlar yüksek olduğu hâlde onların kapatılışı oluyor ve insanlar çok seviniyor. Ama halk zorda” diye konuştu. "EN BÜYÜK SEBEP ENFLASYON" En çok veresiye defterine ekmeğin yazıldığını ifade eden Yılmaz, şunları söyledi: “Ya en bel kemiği aslında ekmekle başlıyor. Temel gıda malzemelerinin tamamını zaten yazıyoruz. Yağ, un, şeker... Ama en absürt diyebileceğiniz şeyler, yani çocukların aldığı bir sakızdan tutun da çikolataya, bisküviye kadar aklınıza ne gelecekse her şeyin veresiyesini talep ediyorlar. Yani bazen öyle bir an geliyor ki bizden kendi elektrik paralarını ödeyemediklerinde bazı müşteriler, ‘Abi ne olur, elden nakit de destek verir misin’ falan gibisinden bile yaklaşıyor. Son dönemlerde mesela kredi kartı kullanımlarında çok ret cevabı alıyoruz. Müşteriye de, ‘Abi işte kartımda limit kalmadı’ deyip de şey yapmıyoruz. ‘Kardeş, sonra verirsin’ deyip tekrar veresiye geçiyoruz. Toptancılara ödeme şeklinde tabii ki zorlanıyoruz. Bedeller çok yüksek. Şu an hatta geçen gün şakasını yaptığımız bir şey var. Balya balya para dağıtıyoruz. Biz de yetişemiyoruz. Yetişemediğimiz yerlerde biz de ticari kartlarımızı kullanıyoruz. Cari çalıştığımız şirketler var ama bize sağladıkları opsiyon en fazla 10 gün, 15 gün. Lakin bizim müşteriden aldığımız süre 1 ay, 1,5 ay. Yani bu ticaretin neresinde dersen, kârlılık var mı? Yok. Ama yapabilecek bir şey de yok. Ya bu bir gelenek artık. Bunu kaldıramayız. Yüzde 40 eski insanlar olarak onlar maaşını alır almaz direkt geliyorlar ama yeni nesilde böyle bir şey yok tabii ki. Yeni nesil biraz bizi üzüyor. Ödemede çok gevşekler. Eski insanlar bu konuda daha güzel. Meslektaşlar olarak İzmir'in her çevresinde, yani zengin muhitte de fakir muhitte de arkadaşlarım var. Her muhitte aynı şey söz konusu. Hiçbi...

İlgili Haberler