Küresel piyasalarda gözler kritik haftada: İstihdam ve merkez bankaları belirleyici olacak

Küresel piyasalarda geçen hafta Orta Doğu'daki gelişmeler, Fed'in faiz patikasına ilişkin beklentiler ve teknoloji sektörüne yönelik maliyet endişeleri öne çıktı. Yeni haftada yatırımcıların odağında ise merkez bankası başkanlarının açıklamaları ile ABD'de yayımlanacak tarım dışı istihdam ve enflasyon verileri yer alacak. Küresel pay piyasalarında geçen hafta, Orta Doğu'ya ilişkin gelişmelerin paralelinde ABD'de açıklanan kritik veriler ve teknoloji alanındaki fiyat-maliyet sorgulamaları öne çıkarken, gözler gelecek hafta merkez bankası başkanlarının konuşmaları ve ABD'de açıklanacak tarım dışı istihdam verisine çevrildi. ABD-İran arasında sürdürülen uzlaşı süreci, ABD Merkez Bankasının (Fed) "şahin" para politikası duruşunu belirginleştireceğine ilişkin beklentiler ve teknoloji şirketlerinin finansal durumlarına yönelik değerlendirmeler, geçen hafta piyasaların gidişatını etkileyen temel başlıklar olarak öne çıktı. FED YIL SONUNA KADAR 2 FAİZ ARTIŞI YAPACAK İHTİMALİ Orta Doğu'da kalıcı barışı tesis etme girişimleriyle gergin başlayan haftada, devam eden enflasyon endişeleriyle eylül veya ekim aylarında Fed'in faiz artırımlarına başlayabileceği öngörüleri fiyatlamaları zorlaştırdı. Çarşamba günü para piyasalarındaki fiyatlamalarda bankanın yıl sonuna kadar 2 kez faiz artışı yapabileceği ihtimalleri kuvvetlendi. Fed'in enflasyon göstergesi olarak dikkate aldığı, gıda ve enerji kalemlerinin hesaplama dışı tutulduğu çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi mayısta aylık bazda yüzde 0,3, yıllık bazda yüzde 3,4 ile beklentilere paralel yükseldi. Buna karşın endeksteki yıllık artış, Ekim 2023'ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Analistler, çekirdek PCE verisinin beklentiler dahilinde artış kaydetmesinin, nisan ve mayıs aylarında petrol fiyatlarının yüksek seyrine rağmen fiyatlama davranışlarında ileriye dönük ciddi bir bozulma sinyali olarak değerlendirilmediğini belirterek, bu durumun gelecek dönemde petrol destekli enflasyonda yavaşlama senaryolarını ön plana taşıdığını kaydetti. Verinin ardından para piyasalarındaki fiyatlamalar da değişti. Fed'in yıl sonuna kadar iki faiz artırımı yapacağı beklentisi zayıflarken, ilk faiz artırımının eylül yerine ekim ayında gerçekleşeceği öngörüsü ağırlık kazandı. Fed yetkililerinin açıklamaları da takip edilirken, Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari, mart ayında, yıl sonuna kadar "bir faiz indirimi" öngördüğünü, haziran ayında ise bu beklentisini "bir faiz artışı" yönünde değiştirdiğini belirtti. Kashkari, gelecek verilere göre bu görüşünün de değişebileceğine işaret etti. Gelecek hafta ABD'de açıklanacak tarım dışı istihdam verisinde Fed'in gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin sinyaller aranacak. Bunların yanında Fed Başkanı Kevin Warsh, gelecek hafta düzenlenecek Avrupa Merkez Bankası (ECB) Forumu'nda konuşma yapacak. Öte yandan dünya genelinde enerji fiyatları kaynaklı öne çıkan enflasyon riskleri, yapay zeka ve teknoloji sektöründe artan çip talebinin maliyetleri yükseltmesiyle dijital alana yöneliyor. Talep fazlasının oluşturduğu fiyat baskılarının son kullanıcıların dijital ürünlere erişimini zorlaştırabileceği öngörüleri öne çıkarken, bu durumun büyük bir döngüsellik içinde bulunan yapay zeka ve teknoloji şirketlerinin büyüme ile karlılıklarını olumsuz etkileyebileceğine yönelik endişeler gündeme taşındı Bu çerçevede tüketici elektroniğinde önde gelen Apple'ın yüksek çip maliyetleri dolayısıyla bazı ürünlerinin fiyatlarında artışa gitmesi söz konusu risklerin daha görünür hale gelmesine yol açtı. Bu gelişmelere ek olarak ABD basınında yer alan OpenAI'ın, SpaceX'in halka arz sonrası zayıf performansı ile yapay zeka bağlantılı hisselerdeki genel volatilite nedeniyle halka arz için gelecek yılı beklemeyi düşündüğüne yönelik haberler de bu korkuları körükledi ve çip şirketlerinin hisselerinde değer kaybı oluştu. Bu gelişmelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi önceki haftaya göre yaklaşık 10 baz puan azalışla yüzde 4,37'de kapanırken dolar endeksi güçlü duruşunu sürdürerek 101,5 seviyesine çıktı ve böylece 13 Mayıs 2025'ten bu yana en yüksek seviyesini test etti. Endeks haftalık bazda yüzde 0,5 artış kaydetti. Faizlerin uzun bir süre yüksek kalabileceği endişeleri, güçlenen dolar ve Fed'in bağımsızlığına yönelik azalan soru işaretleriyle altının ons fiyatı, Kasım 2025'ten bu yana ilk kez 4 bin doların altına sarktı. Altının onsu haftayı yüzde 1,8 değer kaybıyla 4 bin 81 dolarda tamamladı. Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin hızlanmasının, ABD-İran görüşmelerindeki olumlu seyri teyit etmesiyle petrol fiyatları savaş öncesi seviyelere çekildi. Brent petrolün varil fiyatı gerilimlerin sonlanacağı beklentileriyle yüzde 8,5 azalışla 73,5 dolara geriledi. WALL STREET'TE ENDEKSLER KARIŞIK SEYRETTİ New York borsasında geçen hafta karışık bir seyir öne çıktı. Haftalık bazda New York borsasında S&P 500 yüzde 1,95, Nasdaq endeksi yüzde 4,24 düşerken Dow Jones endeksi yüzde 0,60 yükseldi. Dünyanın önde gelen yarı iletken ve bellek çipi üreticilerinden Micron Te...




