Ana Sayfaya DönKültür-Sanat Haberleri
İzmir Haber Merkezi Özel Haber

Lee Sang-il'in Yönettiği "Kokuho" Filmi: Japon Kabuki Sanatında Bir Yetimin Yükselişi

Lee Sang-il'in Yönettiği "Kokuho" Filmi: Japon Kabuki Sanatında Bir Yetimin Yükselişi
İzmir Haber Merkezi Özel Haber kaynağından derlenmiştir

“Kokuho” filmi, geleneksel Japon Kabuki sanatının en büyük ustalarından birine dönüşen bir yetimin çarpıcı hikayesini beyaz perdeye taşıyor. Yönetmen Lee Sang-il tarafından sinemaya uyarlanan yapım, görkemli sahne dili, güçlü oyunculukları ve 50 yıla yayılan geniş anlatısıyla dikkat çekici bir sinema deneyimi sunuyor. Film, 1960'ların Nagasaki'sinde, bir Yakuza liderinin yılbaşı ziyafetinde başlıyor. Baş kahraman Kikuo'nun (gençliğini Soya Kurokawa canlandırıyor), henüz yetim kalacağından habersiz olduğu bu ziyafette, yeteneğiyle ünlü Osaka Kabuki ustasını etkilemesiyle olaylar gelişir. “Kokuho”, yani "ulusal hazine" mertebesine erişecek bir Kabuki ustasının hüzünlü yükselişini ele alırken, aynı zamanda 17. yüzyılda ortaya çıkışından sonra kadınlara yasaklanan ve erkeklerin kadın rollerini üstlendiği Kabuki tiyatrosuna derin bir saygı duruşunda bulunuyor. Shûichi Yoshida'nın aynı isimli eserinden uyarlanan "Kokuho", melodramatik açılışıyla karakterin yıllar boyu sürecek intikam, hırs ve tutku dolu yolculuğuna zemin hazırlar. Yakuza lideri babasının intikamını almaya çalışıp başarısız olan Kikuo, Osaka'da Kabuki ustası Hanjiro'nun koruması altına girer. Başlangıçta istenmeyen bir figürken, zamanla bu sanatın içine doğmuş Hanjiro'nun oğlu ve olası mirasçısı Shunsuke'nin (Ryûsei Yokohama) en büyük rakibi haline gelir. Kikuo'nun bu destansı yolculuk boyunca kendini onnagata (kadın rolleri) sanatına adamasını izleriz. Bu adanmışlık, arzusu uğruna yaptığı hatalar, kırdığı kalpler ve hırsıyla çiğnediği kurallarla dolu karanlık bir yüzü de beraberinde getirir. Sahne ışıklarının aydınlattığı parlak performansı ile gerçek yaşamdaki baskın erkeklik figürü arasındaki ikilik, sanatta ustalaştıkça karakterinde derinleşir. Bu çetrefilli ve yıkıcı yalnızlaşma süreci, filmin görkemli tiyatro tasvirleriyle daha da etkileyici hale getirilir. "Kokuho", 50 yıllık bir zaman diliminde Kabuki'ye duyulan aşkı yansıtan bir kamera açısıyla hareket eder. Makyajlar, kostümler, mekanlar ve özellikle Ryô Yoshizawa'nın nefes kesici performansı, Kikuo ve Shunsuke'nin "mor salkımlar gibi" iç içe geçen kardeşlik ve rekabet dolu yaşamlarını destansı bir biçimde canlandırır. Film, sanata adanmış bir yaşamın veya Kabuki'den başka bir şeyi olmayan birinin ödediği bedelleri çarpıcı bir şekilde gözler önüne serer. Ancak filmin, Kabuki sanatının kadınları dışlaması gibi, kendi anlatısında da kadın karakterleri silikleştirmesi eleştirel bir noktadır. Sonuç olarak "Kokuho", bir sanatçının doğumunu ve yükselişini, aynı zamanda toplumsal kuralların gölgesinde büyüyen ve gelişen bir sanatın topluma nasıl nüfuz ettiğini ustalıkla işliyor. Kabuki'nin Japonya'nın savaş sonrası tarihindeki yerini ve bu sanata adanan sanatçıları nasıl şekillendirdiğini gösteren, etkileyici bir sinema deneyimi sunuyor.

İlgili Haberler