Ana Sayfaya DönGenel Haberleri
İzmir Haber Merkezi Özel Haber

Midilli’de Balizade Hasan Bey Camii-1 Ege’de doğu rüzgârı

Midilli’de Balizade Hasan Bey Camii-1 Ege’de doğu rüzgârı
İzmir Haber Merkezi Özel Haber kaynağından derlenmiştir

Takip Et: Paylaş: Midilli’de Balizade Hasan Bey Camii-1 Ege’de doğu rüzgârı KONUK YAZAR | Sefa Taşkın, Cumhuriyet Ege için yazdı... 3.07.2026 12:21:00 Güncellenme: 3.07.2026 12:21:00 İZMİR / Cumhuriyet Takip Et: KONUK YAZAR | Sefa Taşkın, Cumhuriyet Ege için yazdı... 102 yıllık tarihiyle Türkiye’nin en güvenilir gazetesi. Tıkla ve favori kaynaklarına ekle Bu yazı, Midilli'deki Balizade Hasan Bey Camii'nin dört yüzyıllık hikâyesini anlatan üç bölümlük dizinin ilk yazısıdır. Dizinin devamı önümüzdeki haftalarda Cumhuriyet Ege'de yayımlanacaktır. Haritaya bakıldığında, Doğu Ege’nin en büyük adası olan Midilli Edremit körfezi girintisinden kopmuş gibi görünür. Coğrafi olarak ve bitki örtüsüyle ada karşısındaki Ayvalık ve Edremit topraklarıyla neredeyse özdeştir. Her yer zeytinliklerle kaplıdır. Akşamüstü güneşi gümüş gibi parlatır zeytin ağaçlarının yapraklarını. Bir diğer adı da “gümüş adadır” Midilli’nin. Ada’ya bugün Yunanlılar Lesvos diyor. Yazılışı Lesbos’tur. Lesbos’un sözcük olarak Yunanca bir anlamı yoktur. (Midillili çocuksu ressam Teophilos Hacımihail’in (1867?-1934) bir resmi: Zeytin ağacı altında çalgı çalan bir genç kız. Teophilos gençliğinde İzmir'deki Yunanistan Konsolosluğu'nda kapı muhafızı olarak çalışmış) İ.Ö. 2. binyılda, Hitit/Luvi belgelerinde Batı Anadolu’ya yakın bir ada olarak adı geçen Lazpa adından evrildiği açıktır. Bizim, Ada’nın en büyük kenti için kullandığımız Midilli adının Yunanlıların kullandığı Mytilini adından geldiği bellidir. Bu adın da 2400 yıl öncesinde, İ.Ö.15. yüzyılda Orta Anadolu’dan buralara kadar eli uzanan Hitit Kralı Muwatalli’nin isminden türediği ileri sürülür. Eski Yunanca’da “u” sesini veren tek bir harf olmadığı için yazımda bu sese yakın “,υ=ipsilon” harfi kullanılır. Zamanla, modern Yunancada da bu harfin söylenişi “i” olmuş. Antik Yunancada “w” sesi de yoktur. Ada’da toplumsal yaşam tarihöncesinden beri, diğer kıyı adalarda olduğu gibi hep Anadolu ile ilişkilidir. Adaların merkez yerleşimleri hep Anadolu’ya bakar. Hitit çivi yazılı belgelerine göre, yerli Assuwa adlı bir Batı Anadolu ülkesinin Kralı kızını, büyük olasılıkla Yunanlıların ataları olan ve karşı kıyıdan gelip bugünkü Milet/Millawanda (Söke-Didim arası) çevresinde tutunmuş Ahhiyawalıların kralı Kagamuna ile evlendirmiş, aralarında muhtemelen Midilli’nin de olduğu Ege kıyı adalarını ona çeyiz olarak vermişti. Millawandalı Ahhiyawalılar Yunanlıların atası ise Yunalıların Lazpa’ya (Lazpa=Midilli adası) İ.Ö.13. yüzyılda Hitit kralı II.Muwatalli (İ.Ö.1295-1272) döneminde yerleşmeye başladığı düşünülebilir. Belki de Helenlerin/Yunanlıların bu bölgeye ilk girişi böyle olmuştu. Sonra İ.Ö.1200’lerde Hititlerin bölgeden çekilmesinden sonra yaşanan büyük göçlerle Yunanistan anakarasından gelen Helenlerin/Yunanlıların bir boyu olan Aiollerin Midilli’ye ve karşısındaki Anadolu kıyıların yerleştiği bilinir. Yeni göçmenler muhtemelen Luviler olan yerli halklarla karışırlar. Bölgeye Aiolia/Aiolis diyen Helenler Ada’da ileri bir uygarlık kurdular. Sappho gibi büyük bir kadın şair, Terpander gibi yaratıcı müzisyenler yetiştirirdiler. Zamanla Romalılar, Bizanslılar Ada’yı yönettiler. Cenevizliler, Venedikliler de Midilli’de egemenlik kurdular. Eylül 1462’de Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet Midilli adasını çetin çatışmalardan sonra İtalyanların elinden aldı. (Pergamon/Bergama’da bulunmuş lirik şiirin yaratıcısı muhteşem kadın ozan Sappho’nun büstü. İstanbul Arkeoloji Müzesinde) *** Osmanlı Ada’yı ele geçirdiğinde nüfusun büyük çoğunluğu Ortodoks Hıristiyan’dı. Türkler Anadolu’ya geldiklerinde karşılaştıkları, Anadolu’da Yunancanın değişik lehçelerini konuşan Doğu Roma İmparatorluğu/Bizans halklarına Rum/Romalı demişlerdir. Bu tanımı kullanıyoruz hala! Osmanlı, askersel yönden de stratejik bir yer olan Ada’ya, özellikle merkez kasabaya Türkleri yerleştirdi. 1548’de Ada genelinde 39 bin olan nüfusun %9.5’i Türk iken Midilli merkez de bu oran %56’a çıktı, 1644’de %40’a, 1874’%13’e düştü. (Machiel Kiel. Midilli. İslam Ansiklopedisi) Ada’yı ziyaret eden Evliya Çelebi (1611-1678) “Ada’da 15.000 Rum, 5.000 Müslüman hanesi var”, diyor. (Evliya Çelebi, Seyahatnâme, c.9 – Midilli maddesi) Ada’nın kuzeydoğusunda İtalyanların yaptırdığı korunaklı bir kale olan, Midilli’nin ikinci büyük ve önemli kasabası Moliva’da (Molivos-Mytimna) ise 1874’de Türkler, Rumlar karşısında çoğunluktu. Kırsal kesimde Hristiyan nüfus baskındı. (Osmanlıda Bektaşiler) *** Midilli adasının nüfusu, göreceli olarak huzurlu geçen XVI. yüzyılda ikiye katlandı. Kısmen Anadolu’dan gelenler (özellikle Celâlî isyanlarından kaçanlar) tarafından ve genelde mahallî nüfusun ihtidâsı, (Hıristiyan nüfusun zorla ya da ikna yoluyla Müslümanlığa geçmesi) sonucundan İslâmiyet zamanla yayılmaya başladı. (M.Kiel. Midilli. (İslam Ansiklopedisi) XVII. yüzyılda kötü hava şartlarından dolayı tarımın iyi gitmemesi yüzünden ve artış gösteren korsan saldırılarından ötür nüfusun üçte biri dağıldı. Ancak XVIII. yüzyılda tekrar artarak yine ikiye katlandı, XIX. yüzyılda ise ...

İlgili Haberler