Ümit Özdağ'dan 'süreç' tepkisi: 'Hani PKK kayıtsız şartsız silah bırakıyordu?'

Takip Et: Paylaş: Ümit Özdağ'dan 'süreç' tepkisi: 'Hani PKK kayıtsız şartsız silah bırakıyordu?' İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı sürece tepki gösteren Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, "Oysa bu sürece başlarken güya bir al-ver süreci olmayacaktı. Pazarlık yapılmayacaktı. PKK kayıtsız şartsız teslim olacaktı. Şimdi AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik çıkıyor ve diyor ki: 'PKK'nın silah bırakması için yasal zemin hazırlamalıyız.' 20 ay sonra geldiğiniz nokta bu mu?" dedi. 2.07.2026 13:49:00 Güncellenme: 2.07.2026 13:49:00 ANKA Takip Et: İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı sürece tepki gösteren Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, "Oysa bu sürece başlarken güya bir al-ver süreci olmayacaktı. Pazarlık yapılmayacaktı. PKK kayıtsız şartsız teslim olacaktı. Şimdi AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik çıkıyor ve diyor ki: 'PKK'nın silah bırakması için yasal zemin hazırlamalıyız.' 20 ay sonra geldiğiniz nokta bu mu?" dedi. 102 yıllık tarihiyle Türkiye’nin en güvenilir gazetesi. Tıkla ve favori kaynaklarına ekle Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "MUTLAK BUTLAN" GÖNDERMESİ Ülkenin ekonomi politikalarını eleştiren Özdağ, şunları söyledi: “Mutlak butlanla Türk siyaseti yeniden yapılandırılmaya çalışılıyor ama esas mesele mutlak yoksulluk, mutfaktaki mutlak kriz. Her ayın üçünde TÜİK, TÜFE ve ÜFE rakamlarını, yani enflasyon verilerini açıklıyor. Yine yarın saat 10.00'da açıklayacaklar. Tabii, yüksek bir maaş zammı olmasın diye yapabilecekleri en düşük enflasyon rakamını açıklayacaklar. Görünen o ki temmuz ayında asgari ücrete ve emekli maaşlarına ciddi bir artış gelmeyecek. Çünkü daha seçimleri düşünmüyorlar. AK Parti iktidarı vatandaşın nasıl geçineceğiyle ilgilenmiyor hiç. Onlar sadece seçimlerden önce zam yapıp milleti nasıl kandırırız, onun peşinde koşuyorlar.” “HANİ PKK KAYITSIZ ŞARTSIZ SİLAH BIRAKIYORDU” Özdağ, çözüm sürecine ilişkin şunları söyledi: “'Terörsüz Türkiye' dedikleri PKK ile müzakere süreci 20 ayı doldurdu. Bu süreçte Devlet Bahçeli, terör örgütünün elebaşı, narko terörist Öcalan'a 'kurucu önder' dedi. Ona siyasi statü istedi, 'siyasi koordinatör olsun' dedi. Mecliste bir Öcalan Komisyonu kurdular ve narko teröristi meşrulaştırmak için çalıştılar, çalışmaya da devam ediyorlar. Üç milletvekilini bu narko teröristin ayağına gönderdiler, nasihatlerini dinlettiler. Oysa bu sürece başlarken güya bir al-ver süreci olmayacaktı. Pazarlık yapılmayacaktı. PKK kayıtsız şartsız teslim olacaktı. Şimdi AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik çıkıyor ve diyor ki: 'PKK'nın silah bırakması için yasal zemin hazırlamalıyız.' 20 ay sonra geldiğiniz nokta bu mu? Hani PKK kayıtsız şartsız silah bırakıyordu? Hem de bütün Orta Doğu'da bırakıyordu. Hani kendisini feshediyordu? Ne kendisini feshetti ne de silah bıraktı. Üstelik PKK elebaşları Kandil'den diyorlar ki: 'Biz silah bırakacağız demedik ki, biz silahlı mücadele stratejisini durduruyoruz dedik.' Bu arada adının açıklanmasını istemeyen, bundan da utanan bir MHP yetkilisi de diyor ki: 'PKK'nın tamamen silah bırakmasını beklemek de gerçekçi değil.' Evet, PKK silah bırakmayacak. Bunu istemek gerçekçi değilmiş. Ama siz PKK'yla Türkiye'nin milli, üniter ve laik devlet yapısını tartışacaksınız ve bunu gerçekçi bulacaksınız. Şimdi bir çerçeve yasa taslağı, Meclis tatile girmeden önce Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne getiriliyor. Biliyorsunuz, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin çalışma süresi de uzatıldı. Açıkça 'af' demiyorlar ama biliyoruz ki bu çerçeve yasa, Öcalan dahil bütün PKK'lılara bir af çerçevesi getirmek ve onları sözde topluma entegre etmek amacıyla getiriliyor. Bu arada DEM Parti'nin Türkiye'nin değişik yerlerinde mitingler yaptığını görüyoruz. DEM, Türk milletine meydan okumak, Türk devletine meydan okumak için; terörle mücadelede verdiğimiz on binlerce şehide, on binlerce gaziye adeta hakaret edercesine, İstanbul'da Mavi Çarşı'da aralarında bebeklerin de bulunduğu 12 suçsuz insanı yakarak öldüren bir teröristi konuşmacı olarak kürsüye çıkarıyor. O terörist de çıkıp, 'Siz bizim pişman olduğumuzu mu zannediyorsunuz?' diye böğürüyor. İnanılır gibi değil. Gelmiş olduğumuz nokta bu. Göç İdaresi Başkanlığı’nın sığınmacı ve kaçaklar konusunda yayımladığı verileri değerlendiren Özdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: “Göç İdaresi Başkanlığı, sığınmacı ve kaçaklar konusunda kamuoyunu yanıltmaya çalıştığım iddiasıyla bir basın açıklaması yapmış. Bu açıklamada demiş ki: 'İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 2016 yılından bugüne kadar gönüllü olarak Suriye'ye dönenlerin toplam sayısının 1 milyon 434 bin olduğunu söyledi. Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz ise ancak 8 Aralık 2024'ten sonra dönenlerin sayısının 700 bin olduğunu açıkladı.' Evet, aradaki farkın zamansal bir fark olduğunu söylüyorlar. Demek ki Beşşar Esad devrilmeden önce 734 bin kişi dönmüş; iç savaş devam ederken ve Beşşar Esad devrildikten sonra da 700 bin kişi dönmüş." "KENDİ RAKAMLARINA BİLE HAKİM DEĞİLLER" "Şimdi ...





