Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin 2040 Enerji Stratejisi Vizyonunu Açıkladı: Elektrifikasyon ve Yoğun Yatırım Hedefleri Belirlendi

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) tarafından düzenlenen 19. Türkiye Yatırım Konferansı kapsamında Enerji Yuvarlak Masa Toplantısı gerçekleştirildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, burada yaptığı konuşmada Türkiye'nin 2040 yılına yönelik enerji gündemini ve stratejisini detaylandırdı. Bakan Bayraktar, bu çalışmayı "Türkiye için Yeni Enerji Mimarisi" veya "Vizyon 2040" olarak adlandırdıklarını belirtti. Bakan Bayraktar, enerji gündemine ilişkin küresel ve bölgesel koşulların giderek zorlaştığına dikkat çekti. Son dönemde Kovid-19 salgını, Rusya-Ukrayna Savaşı, tedarik zinciri sorunları, ticaret savaşları, finansal piyasalardaki sıkılaşma ve bölgesel çatışmalar gibi ardı ardına yaşanan gelişmelerin enerji fiyatlarını ve arz güvenliğine yönelik endişeleri artırdığını vurguladı. Türkiye'nin enerji alanındaki stratejisinin üç temel başlık üzerine kurulduğunu ifade eden Bayraktar, bunları "talep, bağımlılık ve karbonsuzlaşma" olarak sıraladı. Türkiye'de enerji talebinin nüfus artışı, şehirleşme, ekonomik büyüme, sanayileşme gibi geleneksel faktörlerin yanı sıra yapay zeka odaklı veri merkezleri, elektrikli mobilite, soğutma ve gelecekte su arıtma tesisleri gibi yeni etkenlerle sürekli arttığını belirtti. Bu durumun ülkenin büyüyen ve yatırım yapılabilir bir pazar olduğunu gösterdiğini kaydetti. Enerji ithalatına bağımlılığın temel sorunlardan biri olduğuna işaret eden Bayraktar, Türkiye'nin her yıl enerji ithalatına yaklaşık 70-80 milyar dolar ödediğini ve bu bağımlılığın azaltılmasının enerji politikalarının ana hedeflerinden biri olduğunu söyledi. Karbonsuzlaşma hedefi doğrultusunda ise Türkiye'nin 2053'te karbon nötr ekonomi hedefine ulaşmak için enerji dönüşümünü sürdürdüğünü ekledi. Bakan Bayraktar, "Vizyon 2040" programının bu yıl ekim sonu veya kasım başında, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde açıklanmasının planlandığını bildirdi. Bu vizyonun temelinde elektrifikasyonun yer aldığını belirten Bayraktar, "Türkiye'yi elektriklendireceğiz. Binalardan sanayiye, ulaşımdan tarıma ve imalata kadar Türk ekonomisini elektriklendireceğiz." ifadelerini kullandı. 2040 vizyonunun beş temel politika alanından oluşacağını kaydeden Bakan, bunları yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, nükleer enerji, petrol ve doğal gaz ile madenler olarak sıraladı. Özellikle güneş ve rüzgar enerjisinde önemli potansiyelin altını çizen Bayraktar, mevcut hidroelektrik potansiyelinin büyük ölçüde kullanıldığını, güneş ve rüzgarda ise daha fazla kapasite artırımı hedeflendiğini dile getirdi. Hem yerli hem de yabancı yatırımcıların bu pazara ilgisinin arttığını gözlemlediklerini aktardı. Nükleer enerjinin karbonsuzlaşma hedefleri için önemini vurgulayan Bayraktar, büyük ölçekli santrallerin yanı sıra küçük modüler reaktörler (SMR) alanında da yatırım ve işbirliği fırsatlarının değerlendirildiğini belirtti. Petrol ve doğal gazın enerji dönüşümünde önemini koruyacağını, arama, üretim ve altyapı yatırımlarının süreceğini kaydetti. Madenlerin ise enerji dönüşümünün temel unsurlarından biri olduğunu, artan elektrik şebekesi ve altyapı ihtiyaçlarının bakır, kritik mineraller ve nadir toprak elementlerine talebi artıracağını ifade etti. Enerji verimliliğinin ekonominin genelinde önemli bir potansiyel taşıdığını belirten Bayraktar, 2024-2030 Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı kapsamında yaklaşık 20 milyar dolarlık yatırım yapmayı ve birincil enerji tüketimini yüzde 15 azaltmayı hedeflediklerini söyledi. Dijitalleşme, altyapı ve bölgesel bağlantıların da 2040 vizyonunda yatay politika alanları olarak öne çıktığını bildiren Bakan, elektrik iletim şebekesinin güçlendirilmesi için 2035'e kadar en az 30 milyar dolar, dağıtım şebekesi için ise en az 50 milyar dolarlık yatırım gerektiğini vurguladı. Doğal gaz depolama tesisleri, yeniden gazlaştırma terminalleri, boru hatları ve kompresör istasyonları gibi altyapıların da geliştirilmesinin planlandığını ekledi. Son olarak, Türkiye'nin komşu ülkelerle doğal gaz, elektrik ve petrol alanlarında daha fazla bağlantı kurmasının enerji güvenliği ve çeşitlendirme açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekti.





