Türk Girişimci Kenan Şahin, Yazılım Şirketini 1.48 Milyar Dolara Satarak Çalışanlarını Milyoner Yaptı

Türk asıllı bilim insanı ve girişimci Kenan Şahin, kurucusu olduğu yazılım şirketi Kenan Systems'i 1999 yılında 1.48 milyar dolara satarak Silikon Vadisi'nde önemli bir başarıya imza attı. Bu satışla birlikte şirkette çalışan birçok personel de milyoner oldu. Kenan Şahin, 1941 yılında Aydın'da dünyaya geldi. 1960'lı yıllarda Türkiye'deki döviz kısıtlamalarına rağmen, cebinde yalnızca 50 dolarla ABD'ye giderek eğitim hayatına devam etme kararı aldı. Bu azmi sayesinde iki yıl içinde dünyanın saygın üniversitelerinden Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT)'ne tam burslu olarak kabul edildi. Yüksek lisans ve doktorasını MIT'de tamamladı. Eğitiminin ardından 1969'da Türkiye'ye dönerek Robert Kolej'de öğretim üyeliği yapan Şahin, okulun Boğaziçi Üniversitesi'ne dönüşmesi sürecinde görevinden ayrıldı. 12 Mart 1971 Muhtırası'nın ardından kendisine gönderilen askerlik celbine icabet etmeyince Türk vatandaşlığından çıkarıldı ve ABD'ye 1980'li yıllarda teknoloji dünyasındaki potansiyeli gören Şahin, cebindeki 1000 dolarlık sermayeyle tek çalışanı olan 'Kenan Systems' şirketini kurdu. 1990'lı yıllarda cep telefonu ve internet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte, telekomünikasyon operatörlerinin milyonlarca abonenin veri trafiğini ve faturalandırmasını yönetecek yazılımlara olan ihtiyacı arttı. Şahin, 'büyük veri' (big data) kavramı henüz yaygınlaşmamışken bu alanda geliştirdiği devrimsel faturalandırma platformlarıyla British Telekom, Deutsche Telekom ve France Telekom gibi uluslararası telekomünikasyon devlerinin önemli iş ortağı haline geldi. Şirket, dışarıdan risk sermayesi almadan, organik ve borçsuz bir şekilde büyüyerek 90'ların sonunda binden fazla çalışana sahip bir yazılım devine dönüştü. 1999 yılında Kenan Şahin, küresel teknoloji devi Lucent Technologies ile masaya oturdu ve şirketini 1 milyar 480 milyon dolara sattı. Bu satış, o döneme kadar bir Türk girişimcinin imza attığı en büyük teknoloji şirketi satışı olarak kayıtlara geçti. Şahin'in şirkette uyguladığı insan odaklı kültür ve hisse ortaklığı modeli sayesinde, satış anında şirkette çalışan onlarca personel de bu işlemle birlikte milyoner oldu. Bu tarihi satışın hemen ardından Şahin, kendisini yetiştiren kurumlardan MIT'ye tek seferde 100 milyon dolar bağışta bulunarak üniversite tarihinin o güne kadarki en büyük bireysel bağışını gerçekleştirdi. Bağış gecesinde yaptığı konuşmada 'Bana milyarder olmanın nasıl bir duygu olduğunu soruyorlar. Bilmiyorum. Çünkü ben bu paranın sahibi değil, sadece bir emanetçisiyim.' sözleriyle dikkat çekti. Kenan Şahin'in bu büyük başarısı, Türkiye'de o yıllarda yaşanan siyasi ve ekonomik çalkantılar nedeniyle yeterince gündeme gelmedi. Ancak 1999 yılında Türkiye'yi ziyaret eden dönemin ABD Başkanı Bill Clinton, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden Kenan Şahin'in başarılarından övgüyle bahsederek Türk siyasetçilerine bu önemli ismi tanıttı. Milyarder olmasına rağmen Şahin, mütevazı yaşam tarzıyla biliniyor. Kendisini 'paracı olmayan biri' olarak tanımlayan Şahin, paranın kişiyi değiştirmesinden endişe ettiği için şirketinin başına profesyonel yöneticiler getirmiş ve kendi maaşını belirletmişti. Evinde hizmetçisi, aşçısı veya özel şoförü bulunmayan girişimci, eşyalarını kendi taşıyor, alışverişini kendisi yapıyor ve en büyük lüksünün yürümek ve seyahat etmek olduğunu ifade ediyor. 2015 yılında Boğaziçi Üniversitesi tarafından fahri doktora unvanı verilen Dr. Kenan Şahin, 85 yaşında olmasına rağmen halen enerji, batarya teknolojileri ve malzeme bilimi üzerine çalışmalarına devam ediyor.





